11 Temmuz 2012 Çarşamba

Sinek Isırıklarının Müellifi - Barış Bıçakçı


Sinek Isırıklarının Müellifi.. Kısa, özlü, yoğun bir anlatımıyla son dönemde popüler olan aforizma yükü romanlara inat sade üslubuyla dikkati çeken, "olaylar olaylar" yığını olan roman anlayışına yüz vermeyen, tadı şiirsel ayrıntılarda gizli, naif bir Ankara romanı. 2011'de yayımlanan Barış Bıçakçı'nın son romanı olan Sinek Isırıkları'nın Müellifi, toplu konutta yaşanan tekdüze hayata, can sıkıcı hayatını anlamlandırmaya çalışan bir yazara, can sıkıntısının ta kendisine, aşka ve günümüz edebiyat anlayışına dair gösterişi sadeliğinde olan bir kitap. 

Beni karamsar ruh halini, yaşamın can sıkıcılığını Kafkavari anlatımıyla vuran bir yanda Oğuz Atay diğer yanda da Ahmet Hamdi Tanpınar tadı veren ama yanlış anlaşılmasın hem anlatımı hem kurgusu hem de diliyle kendine özgü olan güzel mi güzel bir roman bu. Romana ilişkin ayrıntı vermeden önce benim gibi bilmeyenler için "müellif" kelimesinin anlamını aktarmak istiyorum. TDK'ya göre "müellif"; kitap yazan, bir eseri ortaya koyan, eserin sahibi kimse yani yazar anlamına geliyor.

İletişim Yayınları'ndan çıkan 166 sayfalık bu romanın baş kahramanı hayata en başından kaybeden olarak gelmiş, başarısız bir yazar olan Cemil. Otuzlu yaşların ortasında pek çok insanının hayallerini süsleyen parlak bir mühendislik kariyerine nokta koyup, Ankara'nın bir toplu konutunda 1+1 bir evde doktor karısıyla sade bir hayat yaşayan Cemil, yayımlanması için İstanbul'daki bir yayınevine bıraktığı ilk romanına ilişkin güzel bir editörün değerlendirmesini bekleyen karamsar bir yazar. Sinek Isırıklarının Müellifi bana göre şahane bir bekleyiş romanı. Beklemenin bir umut olduğunu -kimi zaman da bir hayalkırıklığı-, hayatın anlamı olduğunu, bekleyen ve beklediğine sahip olduğunun çok üzerinde bir anlam yükleyen bireyin yaşadığı çelişkileri ve beklemenin belki de hayatın anlamı olduğunu aktaran bir roman.

Barış Bıçakçı, Cemil karakterini fiziksel özelliklerine çok fazla değinmemesine rağmen o kadar güzel resmetmiş ki okuyucu Cemil'i ete kemiğe büründürüp gözünde canlandırabiliyor. Bu roman sadece bu özelliğiyle bile çok başarılı bir kitap. Cemil'in karısı Nazlı ile yaşadığı aşka ve genel olarak aşk olgusuna bakış açısı yönünden değerlendirildiğinde ise bu kitap için bir aşk romanı da diyebiliriz. Diğer yandan, kitabın bazı bölümleri Cemil'in İstanbul'daki editörle hayalinde yaptığı diyaloglardan oluşuyor. Bu bölümlerde günümüz edebiyat anlayışı üzerine çok yönlü ve yoğun bir eleştiri getirmesi açısından da büyük bir önem taşıyor.

Kitaba ilişkin pek çok yorumda da altı çizildiği gibi bu romanının en güçlü yönlerinden bir diğeri de sıradan bir insanının oldukça sıkıcı günlük yaşamına ilişkin küçük ayrıntıların çok başarılı bir biçimde aktarılması. Bu açıdan kitap güzel bir ayrıntılar romanı.  

Sözün kısası, Barış Bıçakçı son dönemde beni en çok heyecanlandıran ve uzun zamandır hasret kaldığım keyifle roman okuma hissini yeniden canlandıran takip edilesi bir yazar. Sinek Isırıklarının Müellifi'ni şiddetle tavsiye ediyorum.

1 yorum:

  1. güzel bir kitaba benziyor, okunacak kitaplar listeme ekledim, paylaşımınız için teşekkür ederim..

    YanıtlaSil